Your search

  • Bu araştırma makalesi, İbâdîliğin Kuzey Afrika’ya (Mağrib) yayılma sürecini tarihsel, sosyo-politik ve mezhepsel dinamikler çerçevesinde incelemektedir. Çalışmanın temel amacı, İbâdîliğin Mağrib coğrafyasında hangi tarihsel şartlar altında benimsendiğini ve nasıl kalıcı bir yapı hâline geldiğini ortaya koymaktır. Bu bağlamda, İslam mezhepleri tarihi ilmi perspektifi dikkate alınarak İbâdî ve İbâdî olmayan kaynaklar karşılaştırmalı bir yöntemle analiz edilmiştir. Emevî yönetiminin bölgede uyguladığı baskıcı politikalar, Arap olmayan unsurlara karşı ayrımcı tutumu ve merkezi otoritenin toplumsal adaletsizlikleri artıran uygulamaları, Berberî kabileleri arasında ciddi huzursuzluklara yol açmıştır. Aynı dönemde bölgede etkili olan Hâricî Sufrî hareketinin aşırı ve şiddet yanlısı tutumu, Berberîlerin Sufrîlere nazaran daha mutedil bir dini anlayışa yönelmelerine zemin hazırlamıştır. Bu şartlar altında İbâdîlik, özellikle barışçıl yaklaşımı, ahlakî bütünlüğü önceleyen söylemi ve toplumsal düzeni gözeten siyasal söylemi bölgedeki Berberî kabileler nezdinde önemli bir karşılık bulmuştur. İbâdîliğin Mağrib’de yayılmasında etkili olan bir diğer önemli unsur ise Ebû Ubeyde Müslim öncülüğünde Hameletü’l-ilm teşkilatının örgütlü ve sistematik çalışmalarıdır. Bu yapı, mezhebin öğretilerini hem sözlü hem yazılı yollarla taşraya ulaştırmada ve çeşitli kabilelerle mezhebin ilkelerini buluşturmada etkili bir aracı rolü üstlenmiştir. Ayrıca, İbâdîler arasında yaygın olan gizlilik esasına dayalı eğitim ve öğretim yöntemleri, hac dönemlerinde hacılara yönelik ilmî faaliyetleri ve İslam coğrafyasının birçok yerindeki ticarî faaliyetleri mezhebin baskı dönemlerinde varlığını sürdürmesini sağlamıştır.

  • Entre le IIe/VIIIe et le VIIe/XIIIe siècle, l’ibadisme maghrébin a connu une série de dissidences internes qui ont marqué son évolution politique, juridique et théologique. Cette thèse se propose d’en retracer l’histoire, tout en défendant l’idée que ces mouvements contestataires ne doivent pas être perçus comme de simples incidents marginaux, mais comme des acteurs à part entière du développement doctrinal de l’ibadisme. À travers l’analyse croisée de sources historiques, juridiques et théologiques, nous montrons que les mouvements contestataires ibadites ne furent pas de simples ruptures conjoncturelles, mais des facteurs structurants dans l’évolution de la pensée du groupe. Ces mouvements, parfois éphémères, ont contribué à redéfinir les équilibres entre pouvoir central et autonomie locale, tout en nourrissant des débats doctrinaux majeurs sur l’imamat, la nature du pouvoir, les conditions de sa légitimation, la responsabilité religieuse, ou encore la validité de certaines pratiques rituelles. Ces dissidences ont ainsi joué un rôle dans la formalisation progressive des normes de l’orthodoxie ibadite. Nous postulons que c’est dans la confrontation avec ces courants dissidents que s’est élaborée, progressivement, une orthodoxie ibadite maghrébine construite par l’exclusion, la marginalisation ou l’assimilation partielle des mouvements concurrents. En ce sens, l’étude des conflits internes offre un accès privilégié aux mécanismes de construction doctrinale et à la fabrique de la mémoire communautaire, éclairant la manière dont une tradition religieuse gère sa propre pluralité pour assurer sa cohésion, préserver sa légitimité et transmettre une mémoire collective structurante, garante de son identité sur le long terme.

Last update: 4/28/26, 8:04 AM (UTC)